Linkler

  KTV Canlı Yayın

  Geçmiş Yazılar

  Fotokatürler

  Ayın Fotoğrafları

  Foto Galeriler

  Fragmanlar

  Günün Manşetleri

  Sinema Dosyaları

  Beşiktaş JK Yazıları

  Gezi Notları

  Çizgi Roman Ödülleri

  Diplomalı Filmler

  Kara Kartal Günlüğü

  Klasik Müzik Yayını

facebook/KAVADARLIblog

twitter/Akaretler

youtube/KAVADARLIblog

Kara Kartal

"Baba Beni Okula Gönder" Kampanyasına Bağış

ASLAN PAYI  29 Kasım 2010     SharePAYLAŞ

     Kasım ayı da Beşiktaş açısından istikrarsız sonuçlarla tamamlandı. Böyle bir ortamda her maçın ayrı ayrı analizine girmek gereksiz oluyor. Sonuçlar inişli çıkışlı olsalar da maç içi senaryolar aslında son derece kısıtlı. Sahaya çıkan kadro nasıl bir oyun izleyeceğimiz konusunda hemen bir fikir edinmemizi sağlıyor. Beşiktaşlı oyuncular da sağolsunlar beklentilerimizi hiç boşa çıkartmıyorlar.

        Beşiktaş 8 sene aradan sonra dün Galatasaray'ı Ali Sami Yen'de mağlup etmeyi başardı. Bir daha edemeyecek zaten. Yeni açılacak Seyrantepe Stadı'nda daha iyi bir istatistik tutturmamızı temenni ediyorum. İşin aslı şu ki eğer Beşiktaş dün erken gelen golle öne geçemeseydi çok büyük ihtimalle yine sahadan galibiyetle ayrılamayacaktı. Çünkü sahaya çıkan kadronun potansiyelini artık gayet iyi öğrendik. Holosko, Nobre ve Tabata ile deplasmandaki bir Galatasaray maçını mağlubiyetten çevirmek çok ama çok düşük bir olasılık.

        Ne zaman aralara atılan paslarla organize bir atağa başlansa yukarıda saydığım üç isimden biri mutlaka işi bozuyorlar. Tam biri için "oh, bu sefer düzgün attı pası" diye düşünürken bu defa diğeri saçma sapan bir top kaybı yapıveriyor. Bu şekilde dört ataktan ancak birinde topu kaybetmeden rakip ceza alanına tehlikeli olabilecek şekilde yanaşabiliyor takım. O atakların da bir kısmının devamında top, sağ kanattan gayet güzel bindiren ama ne yazık ki pas ya da ortaları büyük oranda takım arkadaşlarına ulaşmayan Hilbert'e geliyor.

        İstatistikler böyleyken Beşiktaş'ın gol atmak için yan paslarla hiç vakit kaybetmeden durmadan atak geliştirmesi gerekiyor. Yani teknik direktör Schuster'in takıma oynatmak istediği felsefe doğru. Ama Türkiye liginde rakip takımlar defansif bir anlayışla oyunu genelde kendi yarı alanlarında kabul etmekten hiç gocunmadıkları için elbette boş alan bulmak çok zorlaşıyor. Hele Quaresma da oynamıyorsa seyretmesi eziyet halini alan Beşiktaş maçları izliyoruz. Ancak son derbide Hagi'nin yaptığı türden yanlış oyuncu değişiklikleri ile rakip kendi defans ve orta sahasını boşaltırsa, o zaman Beşiktaşlı oyuncular pozisyona girmeyi başarıyorlar.

        Takımdaki futbolcular tek yönlü oldukları için de zar zor girilen pozisyonlardaki final pasları büyük önem kazanıyorlar. Mesela dün atılan ikinci golde Guti tam Nobre'nin sevdiği türden bir pas verdi. Aynı Nobre'yi koşu yoluna atılan bir pasla buluşturduğunuz zaman olumlu netice almanız ise çok zorlaşıyor. Yani oyunu yönlendiren Guti ve Quaresma'nın takım arkaşlarını çok iyi analiz etmeleri şart.

        Tabi bunu pozitif anlamda yapmalılar. Yoksa Sergen'in bir keresinde televizyonda itiraf ettiği gibi "İbrahim Üzülmez soldan bindirirken ben hiç ceza alanına girmiyordum çünkü topun gideceği yer belliydi" türünden bir analiz takıma fayda değil zarar getirir.

TÜRKİYE LİGİ:    GS 1 BJK 2

KARTAL KONDU MANŞETİ

 

TAŞLAR YERİNE OTURDU  1 Kasım 2010     SharePAYLAŞ

     Nisan sonundan kasım başına kadar yazmadığım uzun dönem boyunca Beşiktaş'ta pek çok önemli gelişme yaşandı. Bunlar hakkındaki düşüncelerimi topluca özetleyeyim.

        Beşiktaş yönetimi geçen sezon sonunda Mustafa Denizli ile yollarını gayet medeni bir şekilde ayırdı. Düzenlenen ortak basın toplantısında yönetim ve Denizli ağız birliği yaptılar. Zaten mazeret sağlık sorunu olunca kimse itiraz edemezdi. Ama gerilimden beslenen Türk medyası her zaman itiraz edecek bir nokta bulabiliyor. Bu sefer de Denizli'nin sağlık sorunları olmasa bile yönetimin zaten onunla yollarını ayıracağını iddia ettiler. Örnek bir vedanın güzelliklerini ön plana çıkarsalar daha güzel olurdu kanaatindeyim.

        Ardından kariyerli ve isimli bir teknik adam olan Bernd Schuster ile anlaşıldı. Başkan artık daha tecrübeli olduğu için Del Bosque dönemindeki hatasını tekrarlamadı ve Schuster'in eline gerçek yıldızlar teslim etti. Önce Quaresma, ardından Guti transferleri ile kadro bir anda sınıf atladı.

        Aynı dönemde yine doğru bir kararla Delgado ile yollar ayrıldı. Delgado gibi potansiyeli belli futbolculara sürekli telkinde de bulunsanız, bir tomar para da verseniz istediğiniz verimi alamıyorsunuz. Zaten kendisi de veda konuşmasında basın mensuplarına "Beşiktaş taraftarı bana yıldız muamelesi yaptı" itirafında bulunduktan sonra son model spor arabasına atlayıp gitti. Hem de dört sezon boyunca Beşiktaş'tan aldığı ücretin, kaptanlığın ve manevi desteğin karşılığında tek Türkçe cümle öğrenme ihtiyacı bile hissetmeden.

        Bu sırada Beşiktaş taraftarları yıllardır özlemini çektikleri gerçek yıldızların ikisine birden kavuşmanın sarhoşluğunu yaşamaktaydılar. Zaten Türkiye'de büyük yıldızları transfer etmesi gereken bir numaralı kulüp kesinlikle Beşiktaş'tır. Süleyman Seba sonrası dönemde son derece yanlış bir şekilde takımın yıldızı hep taraftar oldu. Sahadaki vasat futbolcular hep Çarşı'nın tribündeki şaşaasının gölgesinde kalarak ezildiler. Son alınan şampiyonlukta bile en az paye futbolculara verildi. Bu sezon ise nihayet taşlar yerine oturdu. Artık gerçek yıldızlar sahada, bundan en memnun olansa taraftar.

        Sezonu erken açmaktan dolayı hızlı yol alan Beşiktaş, ekim ayında duraklama dönemine girdi. Bu beklenen bir gelişmeydi. Sezona hızlı girilmesi ve alınan yıldızların hemen takıma katkıda bulunmaları sayesinde UEFA Avrupa Ligi'ne kalınabildi. Quaresma'nın üstün performansı olmasa Beşiktaş bu lige giremeyecekti. Sonrasında geçen sezon çok maç oynamadığı için Q7 yoğun tempoya yenik düşerek sakatlandı. Guti de olmayınca geriye kaldı topu eveleyip geveleyen eski takım.

        Bundan sonra yanlış isimlerde ısrarcı olmayan bir takım beklentisi içindeyim. Üretken olunması gereken mevkileri işgal eden futbolcuların sezon sonu istatistikleri gelecek yıllar için de en büyük ölçüdürler. Bazı isimlerin çalışkanlıklarına aldanıp onlardan ısrarla patlama yapmalarını beklemek sadece hayalperestliktir.

TÜRKİYE LİGİ:    BJK 2 SİVAS 1    TÜRKİYE KUPASI:    BJK 3 M.İ.Y. 0

 

BJK 2010 - 2011 KADROSU:

        Sezon öncesinde Beşiktaş kadrosunda önemli değişiklikler yaşandı. Delgado, Tello ve Serdar Özkan gibi kadronun eski isimleriyle yollar ayrıldı. Böylece kimlik değişimine gidilmiş oldu. Hep kiralanan Batuhan da bu defa bonservisi ile birlikte Eskişehirspor'a satıldı. Ara transfer dönemine kadar izleyeceğimiz oyuncuları ve takımda kaçıncı sezonlarını yaşadıklarını listeledim. İstatistiğe oyuncuların kiralık olarak başka takımlarda oynadıkları sezonlar dahil değildir. Hepsine başarılı bir sezon diliyorum. İbrahim Üzülmez 11. sezonuna iki, Bobo ise 6. sezonuna tek şampiyonlukla giriyor.

Rüştü Reçber / KALECİ / 4. sezonu

Hakan Arıkan / KALECİ / 4. sezonu

Cenk Gönen / KALECİ / 1. sezonu

İbrahim Üzülmez / DEFANS / 11. sezonu

İbrahim Toraman / DEFANS / 7. sezonu

Tomas Sivok / DEFANS / 3. sezonu

Rıdvan Şimşek / DEFANS / 2. sezonu

Erhan Güven / DEFANS / 2. sezonu

Matteo Ferrari / DEFANS / 2. sezonu

İsmail Köybaşı / DEFANS / 2. sezonu

Ersan Adem Gülüm / DEFANS / 1. sezonu

Yusuf Şimşek / ORTA SAHA / 3. sezonu

Fabian Ernst / ORTA SAHA / 3. sezonu

Ekrem Dağ / ORTA SAHA / 3. sezonu

Michael Fink / ORTA SAHA / 2. sezonu

Necip Uysal / ORTA SAHA / 2. sezonu

Onur Bayramoğlu / ORTA SAHA / 2. sezonu

Rodrigo Barbosa Tabata / ORTA SAHA / 2. sezonu

Roberto Hilbert / ORTA SAHA / 1. sezonu

José María Gutiérrez Hernández "Guti" / ORTA SAHA / 1. sezonu

Ricardo Quaresma / ORTA SAHA / 1. sezonu

Mehmet Aurelio / ORTA SAHA / 1. sezonu

Nihat Kahveci / FORVET / 5 + 2. sezonu

Deivson Rogerio Da Silva "Bobo" / FORVET / 6. sezonu

Mert Nobre / FORVET / 5. sezonu

Filip Holosko / FORVET / 4. sezonu

Fatih Tekke / FORVET / 1. sezonu

Bkz: BJK 2009-10 Kadrosu

 

 

Özel Arama

 

 

Anasayfa    Seyahat    Sinema    Beşiktaş JK    Radyo Nova    Çizgi Roman

 

Sitedeki yazılardan kaynak göstermek suretiyle alıntı yapılabilir.