Kara Kartal

"Baba Beni Okula Gönder" Kampanyasına Bağış

BİRAZ GÜVEN  25 Ekim 2008     SharePAYLAŞ

BeyazMustafa Denizli yönetimindeki ilk iki maçında Beşiktaş sahaya aynı esnek taktikle çıktı. Maçın gidişine göre 3-5-2 ile 5-3-2 arasında kolayca geçiş yapabilecek bir diziliş bu. Kanatlarda yer alan Serdar Kurtuluş ve İbrahim Üzülmez Beşiktaş'ın oyun karakterinin nasıl olacağını belirleyen kilit oyuncular.

Ertuğrul Sağlam büyük ihtimalle her mevkide topla oynama yeteneğine sahip oyunculardan oluşan bir takım yaratmak istediği için Tello'yu sol beke kaydırmıştı. Ama Tello'nun gönülsüzlüğünden ve yeni oyun alanını benimsememesinden dolayı sahada gerçekleşenler, Sağlam'ın kafasında planladıklarından farklı netice vermişti. Denizli ise onu hücum hattına alarak Tello'nun tekrar iştahlı bir kimliğe bürünmesini sağladı. Tello'nun yeni rolünü Revivo'ya benzetebiliriz. Gençlerbirliği maçına oranla Sivasspor karşısında Beşiktaş daha baskılı ve dinamik gözüktü. Fakat pozisyon yaratmada ciddi sıkıntılar yaşadı. Beşiktaş hücum oyuncularının kendilerine güvenerek biraz daha fanteziye kaçmaları teşvik edilmeli. Kapanan savunmaların ezberleri ancak bu şekilde bozulabilir.

       İki maçta rakibe verilen pozisyon sayısında endişe yaratacak bir fazlalık söz konusu değil. Teknik heyet, Musa Aydın'ın birinci sınıf ara pası neticesinde yenilen golden son dakikada Faruk Bayar'ın girdiği pozisyon üzerinde durmalı. Ayrıca özellikle Sivasspor gibi fizik gücü yüksek bir takıma karşı, yumuşak stilli Cisse yerine kadronun en kuvvetli oyuncularından Uğur İnceman'a şans tanınmalıydı diye düşünüyorum.

TÜRKİYE LİGİ:    GB 1 BJK /  BJK 1 SİVAS 1

 

 

HOŞ GELDİN DENİZLİ  12 Ekim 2008     SharePAYLAŞ

     Bazı teknik direktörler vardır, gelişleriyle de gidişleriyle de sevindirirler. Onlardan biri olan Mustafa Denizli'nin Beşiktaş taraftarının kolektif hafızasında iyi hatıralar bırakmamış bir isim olduğu rahatlıkla söylenebilir.

        Yine de Beşiktaşlı olduğunu her zaman dile getirmiş bir kişi olarak Denizli taraftarın sevgisini zaman içerisinde mutlaka kazanacaktır. Fakat muhtemelen yine zamanla, egosu ve oyuncu tercihleri nedeniyle aynı taraftarla arasına kara kedi de sokacaktır. Yönetim ülkemizi tanımayan yabancı teknik direktör macerasına atılmadan, kariyeri tartışılmayacak bir yerli teknik adamda karar kılarak en doğru seçimi yapmıştır. Fakat bu doğru seçimi yaparken bile yanlış düşüncelere dalmaktan kendini kurtaramamıştır. Önce defansif oyun kurgusuna önem veren Lucescu ile görüşüp, bu birliktelik gerçekleşmeyince ofansif oyun felsefesine sahip Denizli ile anlaşılması yönetimin kafasının karışık olduğunu göstermektedir. Beşiktaş yönetiminden daha tutarlı ve bilinçli hareket etmesi beklenmektedir.

        Kendi kurmadığı takımların başına geçmeme prensibi olan Denizli'nin görevi kabul etmesi Beşiktaş kadrosuna ne kadar güvendiğini ispatlamaktadır. Bu noktada mevcut kadroyu oluşturanlara da teşekkür etmek gerekir. Şimdi yapılması gereken Denizli, Tayfur ve ilerde aralarına eklenecek Sergen'den oluşacak ekibe en az üç sene dokunmamaktır. Bu ekibin üstüne ancak Wenger, Capello, Mourinho gibi bir isim çıkabilir ki, bu da kısa vadede olası bir alternatif olarak gözükmüyor.

 

 

 

Özel Arama

 

 

Anasayfa    Seyahat    Sinema    Beşiktaş JK    Radyo Nova    Çizgi Roman

 

Sitedeki yazılardan kaynak göstermek suretiyle alıntı yapılabilir.

facebook/KAVADARLIblog

twitter/Akaretler

youtube/KAVADARLIblog