Kahraman kelimesi hiç şüphesiz en çok Zagor'u
tanımlayabilmek için yaratılmıştır. Sadece dostları için değil, rastladığı
zor durumdaki yabancılar için bile bir saniye düşünmeksizin hayatını
tehlikeye atar; gerekirse dünyanın öbür ucuna bile gider. Temel hedefi
düşmanlarını öldürmek değil, onları adaletin eline teslim etmektir.
Bataklıktaki kulübesinde dünyevi zevklerden uzak mütevazi bir hayat sürer.
Zagor okuru olmak da Beşiktaş taraftarı olmak gibi sonradan yapılan bir seçim değildi benim için. Kendimi bildim bileli gönlümde siyah-beyaz renkli forma ve elimde Zagor'un yine siyah-beyaz maceraları vardı. Ben çizgi roman okumak için avantajlı bir dönemde ve ortamda çocukluğumu yaşadım. Dönem elverişli idi çünkü Tay Yayıncılık tarafından pek çok kahramanın maceraları ülkemizde yayımlanıyordu. Şanslıydım ki bilgisayar öncesi dönemde bu alışkanlığı edinebilmiştim. Daha okuma-yazma öğrenmeden önce bile Zagor'a göz gezdirirdim. Ortam da elverişli idi çünkü çevremde çizgi roman seven birçok insan vardı ve dahası ailem bu hevesimi her zaman destekledi; tıpkı benim de ilerde çocuklarımı teşvik edeceğim gibi.
Özellikle yazlık ortamında yaş farkı gözetmeksizin herkesin aynı maceraları okuyup, sonra da sanki bir filmden konuşur gibi üzerine saatlerce sohbet etmesi müthiş keyifli anlardı. Kendi arkadaş grubumuz ile Zagor'un vampir Baron Rakosi'ye karşı macerasını bıkmadan kaç kere canlandırmıştık kim bilir?

Kahramanımız 1961'den beri western, fantezi ve gerilim türündeki maceralarıyla, siyah-beyaz çizimlerine rağmen okurlarına dünyanın en renkli serüvenini yaşatıyor.
Zagor'un düşmanları arasında genel olarak haydutlar, zorbalar, yoldan çıkmış kızılderili çeteleri, çılgın bilim adamları, mutantlar, doğaüstü varlıklar ve dünya dışı canlılar bulunuyor.
İNSAN İNSANA BENZER
BU BİR TOSBAĞA, HAYIR BU BİR FIÇI, HAYIR BU... ÇİKO!

Tüm çizgi romanlardaki en
sempatik yardımcı karakter. Aslında onun için başlı başına bir ekol
bile diyebiliriz. Tombul dostumuz o kadar popüler ki, kendine ait komik
maceralardan oluşan ve ülkemizde de yayınlanan özel bir serisi bile var.
Yılların Zagor okuyucularının ezbere bildikleri uzun adıyla Çiko
Felipe Cayetano Lopez Martinez Gonzales için kullanılabilecek
en güzel tanımlama ise sanırım "can dostu" olacaktır. Karamba karambita!
Sırf dostunun hatırı için korka korka bu kadar tehlikeye atılmak herkesin
harcı değildir.
Kısa
boyuna ve koca göbeğine rağmen -bazen geriden de gelse- her
macerada Baltalı İlah kadar yol kat etmesi takdire
şayandır. Sevimli Meksikalı zaman zaman İspanyol fatihlerin
soyundan gelmekle övünür. Nasıl ki Zagor kavgada rakipsizse, Çiko'yu da
yemek yeme alanında kimse alt edemez. Ne yazık ki midesini doldurmak için
hiçbir zaman cebinde yeterli parası yoktur. Avrupa Yakası dizisinde Burhan
Altıntop, duvarındaki gözü yaşlı çocuk tablosuna bakıp bakıp "Neden
ağlıyorsun Çiko?" diye dertlenirdi. Bunun nedeni chico kelimesinin
İspanyolca da küçük çocuk anlamına gelmesidir. Zaten kızılderililer de
kendisini Koca Göbekli Küçük Adam diye çağırmaktadırlar. Alman çizgi roman sanatçısı ve senaristi
Hansrudi Wäscher
tarafından 1960 yılında yaratılan Falk serisine ait bir kapak
sağda görülüyor.
Sarışın kahraman Falk'un Bingo della Rocca adlı yardımcısının Çiko
ile benzerliği dikkatlerden kaçmıyor.
ORADA BİR KULÜBE VAR DARKWOOD'TA

Y
andaki resimde kahramanlarımızın kulübesinin bulunduğu hayali Darkwood ormanının varsayılan konumu görülüyor.

YASAK ELMA

Uzun
yıllar dirense de Zagor bile gönül işlerinden sonsuza dek uzak duramamış ve
günümüze kadar yasak elmadan birkaç ısırık almıştır. Avusturyalı Frida,
Zagor'un gönlünü çalmayı başaran ilk kadındır. Kahramanımızın
ilk defa aşık olmasına şahit olurken nasıl da afallamıştık. Bu hikayenin
sonu nereye varacaktı? Ama Yankı Vadisi adlı unutulmaz
macerada şahit olacağımız yenilikler bu kadarla kalmayacak
ve finalde kahramanımızı hiç alışık olmadığımız şekilde erkekliğin onda
dokuzuna başvururken görecektik!
Baltalı İlah daha sonraki dönemde ise sarışınlarla takılır. Arkeolog Coleman'ın kızı Margie ve Kaptan Fishleg'in yeğeni Virginia ile flört eder. Seksi ve kumarbaz sarışın Gambit ise şimdilik onun kalbini çalan son kadın olur.
ZAGOR BEYAZ SARAY'DA
Bugüne kadar okuduğum
sayısız çizgi roman arasında benzerine rastlamadığım ve Zagor'un diğer
kahramanlardan farkını ortaya koyan en büyük eylemi bir Amerikan başkanının
yakasına yapışacak cesareti sergilemiş olmasıdır.
Hem de kurgusal değil gerçek bir Amerikan başkanının! İtalya'da 2001
yılında, Türkiye'de ise 2004'te yayınlanan Uzun Yürüyüş adlı trajik
maceranın başında kahramanımız 7. ABD başkanı Andrew Jackson ile Beyaz
Saray'da yüzleşir. Zagor'un, bir Cherokee yerlisi olan ama beyazlar arasında
hukuk okuyarak avukat olmayı başaran dostu Satko ile birlikte
gerçekleştirdiği ziyaretin çok önemli bir amacı vardır.
Cherokee halkı, beyazların medeniyetini ve hayat tarzını benimseyerek barışçı şekilde yaşadıkları topraklarından sürülmek üzeredirler. Zagor ve Satko inatçı Jackson'ın fikrini değiştirmek için umutsuz da olsa bir girişimde bulunmaya karar verirler. Konuşma devam ederken Jackson aldığı karara mazeret olarak halkının "uygarlığını" korumak zorunda olmasını gösterince, kahramanımız o ana kadar iyice gerilmiş olan sinirini kontrol edemez ve başkanın yakasına yapışıverir. Bir Amerikan başkanının yakasına yapışan birinin elini kolunu sallayarak Beyaz Saray'dan nasıl çıkıp gittiğini merak edenler mutlaka olacaktır. Kahramanımız eski bir macerada Amerika Birleşik Devletleri'ni çılgın bilim adamı Hellingen'den kurtarmış ve hatta bundan dolayı yine Andrew Jackson tarafından gönderilen madalya ile ödüllendirilmiştir. Bundan dolayı kendini borçlu hisseden Jackson ödeştiklerini söyleyerek Zagor'un gitmesine izin verir. Kahramanımız da Beyaz Saray'ın çıkışında, Satko'nun ricası üzerine giymiş olduğu ceketi yere atarak son tepkisini gösterir.
Bu macera, günümüzdeki Amerikalıların gururla değil utançla hatırladıkları
bazı tarihi gerçekler üzerine kuruludur. Andrew Jackson'ın, Georgia'da
yaşayan Cherokee halkının Mississippi Nehri'nin batısındaki
ıssız topraklara sürülmesi kararını almasıyla, 1935 yılından itibaren "Gözyaşı Yolu"
olarak adlandırılan 12 zorunlu göç gerçekleşir. Cherokee
nüfusunun dörtte biri, belki de daha fazlası bu göçler sırasında hayatını
kaybeder. Göçün asıl nedeni 1830'da Georgia topraklarında altın
bulunmuş olmasıdır. Fakat Cherokee halkının beyaz adamdan
çektiği eziyet ne yazık ki bununla da bitmez. Gözyaşı Yolu
sonrası yerleşecekleri Oklahoma'da 20. yüzyılın başında petrol çıkması ile birlikte Cherokeeler, bir kez daha topraklarını bırakıp gitmek zorunda kalırlar.
Hatırlayalım, çizgi roman kahramanlarının Amerikan başkanları ile
yüzleşmelerinin bir başka örneği son ABD seçimlerinden sonra da yaşanmıştı.
Örümcek Adam fiziksel olarak adeta Arnold şeklinde tasvir edilen Obama ile
bir araya gelerek ona yağ çekmiş ve kendini propaganda malzemesi yapmıştı.
Eğer yeteri kadar cesur olsaydı gider George W. Bush'un yakasına yapışırdı.
Korkmasına da gerek yoktu ne de olsa o da Amerika'yı defalarca kurtarmış biri
olarak yeterince kredi sahibiydi. Ama dediğim gibi ortalıkta dolanan pek çok kahraman olabilir
ama hiçbiri Zagor gibi olamaz! Bunu da Zagor fanatizmi ile söylediğim
sanılmasın. Her şeyden önce Zagor bir İtalyan çizgi romanı ve bu da ona
"Özgürlükler Ülkesi" Amerika'nın adları süper olan kahramanlarının hepsinden
daha çok özgürlük veriyor.
İSVEÇ KRALI KANDRAX


Özel Arama
Anasayfa Seyahat Sinema Beşiktaş JK Radyo Nova Çizgi Roman
Sitedeki yazılardan kaynak göstermek suretiyle alıntı yapılabilir.