Seyahat

facebook/KAVADARLIblog

twitter/KAVADARLIblog

youtube/KAVADARLIblog

 

KAVADARLI.com

İNGİLİZ BAHÇESİ

Bu yazıda sizlere Almanya hakkında ne kadar önyargınız varsa hepsini bir anda silebilecek potansiyele sahip bir park olan Englischer Garten'dan, yani İngiliz Bahçesi'nden söz etmek istiyorum.

Yazı ve Fotoğraflar: Güven KAVADARLI

 

        Englischer Garten, Münih'in merkezinden başlayarak şehrin kuzeydoğu sınırına kadar uzanır. Park 1789 yılında Sir Benjamin Thompson tarafından kurulur, takipçileri tarafından da genişletilir. Resmi açılış ise 1792 yılında gerçekleşebilir ve park 40.000 Münih sakininin hizmetine sunulur.

        Englischer Garten 3,7 km2 alanıyla dünyanın en büyük halka açık şehir içi parkları arasında yer alıyor. Yüzölçümü New York'taki Central Park'tan büyük olan parkın adı, özel bir bahçecilik stiline göndermede bulunuyor. İngiliz bahçesi terimi İngilizce konuşulmayan ülkelerde kullanılmakta. Birleşik Krallık'ta manzara bahçeciliği olarak adlandırılan bu stil özellikle, 18. yüzyılda yaşamış İngiliz peyzaj mimarı Lancelot Brown ile bağdaştırılıyor.

        Parkın simgesi haline gelmiş yapılardan ilki, 1832 yılında oluşturulan bir tepenin üzerinde yer alan 16 m yüksekliğindeki Monopteros. Antik Yunan tapınağı şeklindeki yapıya çıkıp parkın belli bir kısmını tepeden izlemek, hatta Münih'in simgesi olan Frauenkirche'nin ikiz kulelerini uzaktan görmek mümkün.

        Bir diğer simgesel yapı ise Çin Kulesi... İlk olarak 1789'dan 1790'a kadar uzanan bir süreçte inşa edilen 25 m yüksekliğindeki bu ahşap kule için, Londra'daki Kraliyet Botanik Bahçesi'nde yer alan ve iki misli daha yüksek olan Büyük Pagoda'dan esinlenilir. Kule 13 Temmuz 1944 tarihinde ağır bombardıman sonrası yanar; ama 1952 yılında orijinaline sadık kalınarak tekrar inşa edilir. Kule etrafında bulunan çok sayıda uzunlamasına masada oturarak biranızı içerken, neredeyse hiç susmadan aynı şarkıları tekrarlayan bandoya kulak kabartabilirsiniz.

        Bahsedeceğim son yapı ise 1972 Münih Olimpiyatları şerefine parkın güney ucundaki küçük bir ada üzerine kurulmuş olan Japon Çayevi ve Japon Bahçesi. Adanın üzerinde bulunduğu göl 1969 yılında yaratılır. Çayevi, Kyoto'daki çay okulu Urasenke'nin başı olan Soshitsu Sen'in Bavyera eyaletine bir hediyesi. Burada geleneksel bir Japon çay seremonisi düzenli olarak canlandırılıyor.

        Günümüzde, yıl boyu sayısı çok da fazla olmayan güneşli günlerde Münih halkı Englischer Garten'a adeta hücum etmekte. Parkın belirli kısımları farklı faaliyetler için adeta parsellenmiş durumda. Futbol, voleybol ve hatta beysbol oynayanları hep aynı alanlarda bulabilmek mümkün. Sadece spor için de geçerli değil bu durum. Parkın hep aynı noktasında, bir perküsyon konseri aralıklarla gün boyu sürüyor. Bir başka alan ise havanın iyice sıcak olduğu günlerde tam anlamıyla bir çıplaklar kampına dönüyor. Münih'in ortasında karşılıklı çırılçıplak futbol oynayan bir baba-oğul ve yanlarında sere serpe uzanmış bir anne görmek gayet olağan.

 

        Parkı boydan boya kat eden bisiklet ve binicilik parkurlarını da unutmamak gerek. Fakat şanslıysanız, rastlamayı hiç ummadığınız başka bir spor faaliyetine daha denk düşebilirsiniz: Sörf... Eisbach Irmağı, Münih'in can damarı olan Isar Nehri'nin bir kolu olarak insan eliyle yaratılmıştır ve parkın içinden geçmektedir. Bu ırmağın ağzında yer alan suni akıntı üzerinde sörf yapmak için ellerinde sörf tahtaları ile bekleyenler ilginç bir manzara oluştururlar. Akıntı üzerinde sağ-sol yaparak oldukları yerde sayan sörfçülerin birinin düşmesi ve suya kapılıp sürüklenmesiyle hemen yerini bir yenisi alır. Düşen sörfçü de az ilerde kıyıya çıkarak tekrar sıraya girer.

        Eisbach üzerinde yine insan eliyle oluşturulmuş küçük bir suni şelale de yer almakta. Ağaçların ırmak üzerine eğilmiş dallarında sallanarak kendilerini sulara bırakan çocukları izlerken, insan kendini aynısını yapmamak için zor tutuyor. Yine de kontrollü olmakta fayda var, zira ırmağın suyu da adı gibi buz kıvamında.

        Parkın orijinal kuzey sınırına 1800 yılı civarında Kleinhesseloher Gölü oluşturulur. Gölün 86.410 m2 'ye yayılan alanında üç ada yer alıyor. Göl, Eisbach ırmağı ile beslenmekte. Göl kenarındaki 2.500 oturma kapasiteli dinlenme alanı ve göl üzerindeki pedallı botlar ziyaretçilerin zevkle vakit geçirmelerine imkan tanıyorlar.

        Her yıl haziran ayının sonunda, şehir merkezi olarak kabul edilen Marienplatz'da başlayıp biten; ama arada Englischer Garten'ı iki defa kat etmek zorunda olduğunuz Münih koşusu düzenlenmekte. Yarı maraton uzunluğu olan 21 km'lik bu koşulardan 2008 yılında düzenlenen 30.'suna katılmış biri olarak size tavsiyem antrenmansız bu işe kalkışmamanız; aksi taktirde yanınızdan geçip giden atletik büyükbabaları izlemek zorunda kalabilirsiniz.

        Parkta serbestçe koşan pek çok köpekten tedirgin olmanız için fazla bir neden yok. Onlar genelde birbirleriyle ilgilenmekle meşgul oluyorlar. Yine de parkın bir köşesinde sevgilinizle uzanmışken yanı başınızda biri havlamaya başlarsa soğukkanlılığınızı kaybetmeyiniz. Sahibi az sonra gereken çağrıda bulunup sizi kurtaracaktır.

        Kışın karlar altındaki Englischer Garten'ın ıssız güzelliği karşısında ayrıca etkilenmemek de pek mümkün değil. Bu bembeyaz ve ıssız güzellik etkileyici olduğu kadar şaşırtıcı da, çünkü İstanbul'da kar yağınca en küçük alanlar bile genelde kar topu oynayan çocuklarla dolu oluyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

        Park hakkında önemli başka bir bilgi de mangal ve barbekü gibi faaliyetlerin yasak olması. Bu nedenle Münih'te yaşayan oldukça fazla sayıdaki Türk'e Englischer Garten'da pek rastlanmıyor. Onlar şehrin daha dış kesiminde yer alan ve mangal yakmanın serbest olduğu göl kenarlarını tercih ediyorlar.

        Yolunuz Münih'e düşerse, her mevsimde başka türden güzellikler sunan Englischer Garten'a uğramayı ihmal etmeyin. Bir sonbahar günü yağmur hafif çiselerken, hayatınızın aşkıyla ilk anılarınızı burada belleğinize kazıyabilirsiniz.

 

DİĞER YAZILAR

 

Paylaşın

Facebook Twitter

 

Özel Arama

 

 

Anasayfa    Seyahat    Sinema    Beşiktaş JK    Radyo Nova    Çizgi Roman

 

Sitedeki yazılardan kaynak göstermek suretiyle alıntı yapılabilir.