KIYAMET  24 Kasım 2009

     Sinemalarımızda gösterime giren 2012 filmiyle beraber dünyanın sonu konusu ülkemizde de tekrar gündeme geldi. Maya takvimine dayanan bu kıyamet günü teorisi bilim adamları tarafından asılsız bulunuyor. Ama kalabalık bir grup insan da var ki neredeyse büyük bir heves içerisinde 2012'de dünyanın sonunun gelmesini bekliyorlar. Ben de bu konuda kendi teorimi geliştirmekten geri durmadım. Üstelik benimkisi iki tarafı da haklı çıkaracak türden:

        Tüm dünya gibi Mayalar da Türk kökenli olduklarına göre, takvimlerinde bahsedilen kıyamet 2012'deki cumhurbaşkanlığı seçimi olmasın sakın?

        Zaten kıyameti bekleyenlerin hevesi, sanki sonu çok iyi olacakmış gibi ülkemizde rejimin çökmesini dört gözle bekleyenlerinkine çok benziyor. Atatürk'ün ulaşmayı hedeflediği demokrasiyi araç olarak kullanan zihniyetin cumhuriyetin başına olası geçişi, ülkemiz açısından Maya takvimindeki kehanetin gerçekleşmesi anlamına gelmeyecek mi?

        İktidardakiler kafaya koymuşlar bir kere. Karşılıklı geçmiş "rejimin dibini görmeyen mevlasını göremesin" diye kadeh tokuşturuyorlar. Kadeh dediysem cola turka var içinde, yanlış anlaşılmasın. Ama müstakbel cumhurbaşkanınınkinde coca cola var aslında, çaktırmayın!

GİZLİ AJANDA  9 Kasım 2009

     Seçildiği günden itibaren gizli bir ajandası olduğu iddia edilen iktidarin, gerçek planının ne olduğu son günlerde yaşanan bazı gelişmeler ile iyice aydınlanmaya başladı. ABD'yi bile kıskandıracak kadar bilim kurgusal bir proje söz konusu.

        Malumunuz başbakan her fırsatta halkımızı üç çocuk yapmaya teşvik ediyor. Neden böyle yaptığına dair daha önce başka teorilerim de olmuştu. Bir süredir bu konuda kafa yormuyordum ta ki geçen hafta gündemi meşgul eden yönetmeliğin ilan edilmesine kadar. Hükümetin genetiği değiştirilmiş organizmaların ülkemize girişini düzenleyen bir yönetmelik hazırladığını duyduğumda bir anda her şey kafamda netleşiverdi. Eksik parça tamamlanmış ve gizli ajanda açığa çıkmıştı!

        Şeytani ve bir o kadar da dahiyane bir plan ile karşı karşıyayız. İktidar yeni nesilleri GDO katkılı ürünlerle besleyerek onları mutasyona uğratmayı ve bir çeşit üstün mümin nesil yaratmayı planlıyor. "Hadi genetik üstünlük tamam diyelim, peki mümin olmalarını nasıl sağlayacaklar?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. O zaman bir prototip olarak kabul ettiğim bu kabak, hurma ve karpuz çekirdeklerine bir göz atmanızı tavsiye ederim. Eminim artık siz de kafanızda hiçbir şüphe kalmaksızın ikna olmuşsunuzdur. Genetik olarak değiştirilerek çekirdeklerine Allah yazılan ürünlerle beslenecek yeni nesiller tabi ki mümin olacaktır. Yetersiz beslenenler de Darwin ve Roma Hukuku'ndan arındırılmış, Kur'an kursu destekli bir eğitimle hizaya getirileceklerdir.

        Biliyorum, her şeyin günlük yaşandığı ülkemiz icin gerçekten de sabır gerektiren bir plan bu. Zira yeni bir neslin yetişmesi oldukça süre istiyor. Ama iktidar bu süreyi de boş boş bekleyerek geçirmiyor elbette. Büyük planın son halkası burada devreye giriyor: Ergenekon davası... Yaklaşık 30 yıl kadar sürmesi beklenen dava sırasında üçer üçer üretilecek olan üstün müminlerden bir çeşit X-Men ordusu oluşturulacak. Ve nihayet bu yeni ordu davayla iyice yıpratılmış olan mevcut ordunun yerine geçirilerek plan tamamlanmış olacak!

        Şu ana kadar okuduklarınız çok mu absürt geldi? Ülkemizde olan biten olayların çoğu akıl almaz derecede saçma ona bakarsanız. Hem de en az yukarıda yazdıklarım kadar. Ama enteresan şekilde bazı kimseler bunu idrak edemiyorlar. En başından beri insanlarla dalga geçen, eylemleri söylemlerine uymayan, bir dedikleri bir sonrakini tutmayan bir iktidara oy verip duranlar var.

        Yine geçenlerde başbakan "Bir yüzümüz Doğu'ya bir yüzümüz Batı'ya bakıyor" dedi. Bence tevazu gösterdi zira kendisinde aynı anda çok daha fazla yöne bakabilmesine imkan tanıyacak adet yüz mevcut. Fakat aynı anda ne kadar çok yöne bakarsanız bakın, ayaklarınız sizin tek bir istikamette yürümenize imkan tanırlar. Ya da bir ileri bir geri olduğunuz yerde sayarsınız ki bu iktidar ile Türkiye için en iyi ihtimal bu olarak gözüküyor.

        Neyse bunları fazla düşünmemek gerek. En iyisi üç çocuk yapmaya başlamak. Artık ne çıkarsa bahtımıza!



       
                                                                                                            Kasım 2009 / www.kavadarli.com

 

 

   KAVADARLI                                                      İletişim: guven@kavadarli.com 

        www.kavadarli.com