G.K.

   KAVADARLI

Anasayfa    Seyahat    Sinema    Beşiktaş JK    Radyo Nova    Çizgi Roman

"Baba Beni Okula Gönder" Kampanyasına Bağış

 

BÖCEKLER VE İNSANLAR  6 Kasım 2012     PaylaşPAYLAŞ

Beyin BöcekBeyaz     Ne güzel demiş U2: One love, one life... Bizdeyse bugünlerde iktidar benzer sözlere sahip ama hiç de güzel olmayan bir şarkıyı tekrarlayıp duruyor. Başbakan memlekette söz sahibi olarak sadece bir baş istiyor. Eh, bir baş haliyle bir beyin demek oluyor. Beynini başka yerinde taşıyan birine rastladınız mı hiç?

        Başbakan "Bu ülkeyi çift başlı bir yönetimle bugüne kadar getirmedik. Bundan sonra da çift başlı bir yönetimle bu ülke bir yere varmaz" diyerek koca bir milleti tek bir beyne indirgeme arzusunu geçtiğimiz hafta tekrar dile getirdi. Kendisi kimseye danışmadan bir karar alacak, muhalefetin uyarılarına kulak asmayacak, altındakilere uygulama emrini verecek ve herkes de buna uyacak. Eğer bu karar parti içinden bozulmaya çalışılırsa çift başlılık, parti dışından tepki görürse de terör ya da anarşi yakıştırması yapılacak.

        Tek beyinle yönetilen toplumlar karamsar fütüristik bilim kurgu filmlerinde sıkça ele alınmış bir konudur. Bu filmlerin büyük çoğunluğu faşizm eleştirisi yapmaktadırlar. Hepimiz biliyoruz ki faşizm günümüz Türkiye'sinin politik jargonunda ileri demokrasi olarak geçiyor. Filmlerde ele alınan toplumlar tek beyin tarafından elbette gönülsüzce idare edilirler. Halkın bir kısmı korkmuş, bir kısmı sinmiş, marjinal olarak lanse edilen bir kısmı da kaçak olarak yaşamayı ve fırsat buldukça eylem yapmayı seçmiş olurlar. Öte yandan toplumdaki bireylerin kendilerini gönüllü olarak tek bir beyne teslim ettikleri, hemen aklıma gelen bir bilim kurgu filmi de var: Yıldız Gemisi Askerleri (1997). Fakat bu toplumun fertlerini insanlar değil böcekler oluşturuyor!

        Uzaylı dev böceklerle savaşan insanlar filmin finalinde o tek kocaman beyni ele geçirmeyi başarınca telekinetik güçleri olan bir subay yanına yaklaşarak zihnini okur ve sevinçle etrafına duyurur: Korkuyor! Gerçek hayatta da uzlaşmacı olmayan, karşısındakini yok etmeye yönelik her oluşumun ardında büyük korkular saklı değil midir?

        Başbakanın kendininkinden başka bir beyne tahammülsüzlüğü artık o kadar büyük boyutta ki, ikinci baş cumhurun başı bile olsa ona da ayarı veriyor. Altındakiler zaten başbakanın herhangi bir hukuk dışı ya da absürt emrinin karşısında durup direnecek kapasitede değiller. Bunların çoğu "Acaba beyin olmaya mı özeniyor?" şüphesi uyandırmaktan o kadar korkuyorlar ki belden yukarıya herhangi bir bölgeye yönelmekten bile kendilerini alıkoyuyorlar. Sağ kol olmaya, sol kol olmaya hatta kaburga kemiklerinden biri olmaya bile çekiniyorlar. Dolayısıyla kalça bölgesinde inanılmaz bir yoğunlaşma yaşanıyor ve devletin basenleri sürekli genişliyor. Devletin bu armut tipi vücut yapısının zaten spor yapmayan halkımızı daha iyi temsil ettiğini iddia eden de çıkabilir.

        Kimse belden yukarıya yönelmediği için devlet elbette kalpsiz de kalıyor. Kalp olmayınca doğal olarak merhamete de yer kalmıyor. Tesadüfe bakınız ki kalpsiz yaşayan canlı türüne de insan değil yine böcek deniyor. Bu noktada bir başka bilim kurgu filmini anmak gerekir: Sinek (1986). Bir ışınlanma deneyi sırasında yanlışlıkla kabindeki küçük bir sinekle birleşen bilim adamı, gün geçtikçe insandan sineğe dönüşmeye başlar. Acıklı durumun farkına varınca sevgilisini kendisinden uzak durması için şu cümlelerle ikaz eder:

        "Bugüne kadar hiç böcek politikasından bahsedildiğini duydun mu? Ben de duymadım. Böceklerin politikası olmaz. Onlar çok acımasızdır. Merhamet yok, uzlaşma yok. Böceklere güvenemeyiz."

        Türkiye'yi yönetenler böceklere değil insanlara uygun düşen ve yakışan bir devlet yapısını ve yönetim anlayışını benimsemeliler. Hükümetin, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan halkından korkarak şiddet uygulaması ve ülkemizde sonu gelmeyen çatışmalarda ölenlere üzülmediğine yönelik açıklamalarda bulunması hiç de insani durmuyor.

        Farkında mısınız? Biz burada Türkiye'ye iki beynin fazla geleceğine ikna edilmeye çalışılırken, Japonlar uyuşturucu kaçakçılarını tespit edebilecek ya da depremde enkaz altında kalanlara ulaşabilecek minik robotlar yapmak için böcek beynini kopyalamaya çalışıyorlar.

Not: İnsanların da pek düzgün bir sistemle yönetilmedikleri Yıldız Gemisi Askerleri serisinin üçüncü filmine de daha önceki bir yazımda değinmiştim. Buradan ulaşabilirsiniz.

Yazıcı dostu versiyon

 

AYIN FOTOĞRAFI  PaylaşPAYLAŞ

Barselona

Koleksiyon

 

 

 

Özel Arama

 

 

 

Anasayfa    Seyahat    Sinema    Beşiktaş JK    Radyo Nova    Çizgi Roman

 

Sitedeki yazılardan kaynak göstermek suretiyle alıntı yapılabilir.

Footer

KAVADARLI Künye

facebook/KAVADARLIblog

twitter/KAVADARLIblog

youtube/KAVADARLIblog

Linkler

  KTV Canlı Yayın

  Geçmiş Yazılar

  Fotokatürler

  Ayın Fotoğrafları

  Foto Galeriler

  Fragmanlar

  Günün Manşetleri

  Sinema Dosyaları

  Beşiktaş JK Yazıları

  Gezi Notları

  Çizgi Roman Ödülleri

  Diplomalı Filmler

  Kara Kartal Günlüğü

  Klasik Müzik Yayını